Bir yoğun hareketli bir o kadar da sıkıntılarla uğraşarak geçirdiğimiz turizm sezonunun sonuna geldik. Nasıl geldiğimizi, ne yaptığımızı anlayamadık.Çünkü hazırlıksız yakalandı sektör

Hemen hemen tüm tesisler işi bilir deneyimli personel bulmakta zorlandı. Bulsa bile kadroları tamamlayamadı. Ücretlerde tatmin edici seviyeye gelemedi. İşi yapan ile ilk defa işe başlayan arasında tecrübe ve kıdem farkı göz önüne alınmadı. Daha önceki yazılarımda da değinmiştim.” Ne çalışan mutlu ne de işveren verimlilikten mutlu.”  Denge bir türlü sağlanamadı. Deneyimsiz ‘Y’ ve’ Z’ kuşağı gençler iş gücü piyasasına katıldı ancak beklentileri farklı olduklarından belirli bir istikrar sağlanamadı. İşletmelerin de bu statükoculuktaki ısrarı yeterli verimli çalışma ortamını yakalayamadı, yaratamadı.                                                                                                 TUROFED verilerine göre 2018 yılın ilk dokuz ayında ülkemize gelen ziyaretçilerin sayısı geçtiğimiz yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında %15,64 oranında bir artış ile 5,425,845 kişi olmuş. Bu gelen ziyaretçilerin Antalya ya gelen ise 1.899.103 kişi oranı ise %39 . Yeni sezonda bu veriler daha da artacak. Erken rezervasyonlarda ki artış bunun göstergesi.

Ancak madalyonun öbür yüzündeki durum belirsizliğini koruyor. Enflasyon verileri ortada, asgari ücret ne derecede beklentileri karşılayacak, yetişmiş işgücü açığı nasıl kapatılacak? – Bu konuda bazı işletmeler İŞKUR İŞBAŞI eğitim projelerini şimdiden başlattı bile- Yeni Turizm Politikası ne olacak?  Bu tür soruları çoğaltmak mümkün.

Yeni sezonda bence en önemli kriter işletmelerin istihdam politikalarının ne derece net ve uygulanabilir olduğu olacaktır.

Çalışana gerekli samimi ve uygun yaklaşım ve destek önemli olacak. Aidiyetlik artık sadece çalışan için sağlanan ücret ile sağlanamayacak. Sosyal dayanışma, ek ödenek veya ilgi çekebilecek  uygulamalar (sosyal kulüpler, sadece çalışan için değil aileleri için de uygulanacak  aktiviteler) çalışanın en azından sezon bitinceye kadar işini sürdürmesini sağlayabilir.

Benim dileğim ‘Kervan yolda düzelir’’ mantığı ile hareket edilmemesi yönünde. Planlı, programlı, projeksiyonunu yapmış ve yeterli bütçelerin sağlanmış bir şekilde sezon öncesi hazırlıkların erkenden yapılması.

Haydi rast gele ….