Tasarım: Cemil Cahit YAVUZ

(İstanbul, 2004)

Güneşin bu sonbahar günlerine nazire edercesine’ Ben daha buradayım, içinizi ısıtmaya bir süre daha devam edeceğim’’ dediği güzel bir eylül sabahında Metro girişinde, yakasında bizim gurubun rozetini taşıyan tanımadığım bir beyefendi ile karşılaşınca hafif bir gülümseme ile selam verdim.
Ama o benim selamımı almadan yürümeye devam etti. Metroda gelirken düşünmekten kendimi alamadım. Beni tanımıyor ama göz göze geldik, her ikimizin yakasında da gurubun rozeti var. Görmemesi mümkün mü acaba ???
Büyük şehirlerde yaşayan insanlar olarak karşılaştığımız gerçeklerden biri de yalnız olmadığımızdır. Ama ıssız bir adada tek başımıza yaşamanın çok keyifli olacağını, istediğimiz her şeyi kimseye hesap vermeden yapmanın hayalini keyifle düşünmüşüzdür çoğu zaman.
Fakat bu keyifli bir hayalden öteye gitmiyor. Çünkü yaşadığımız gerçekler hayallerden farklı…. En temel ihtiyaçlarımız için bile başka insanların katkısına gereksinim duyduğumuz bir gerçek.
Her sabah Metro çıkışında merdivenlerin başında ev poğaçası yapıp satan genç bayandan sıcacık ve lezzetli poğaçaları aldığımda, birkaç poğaça için bile insanların desteğine ihtiyacımız olduğunu düşünmüşümdür hep.
Şimdi siz de düşünün. Özel yaşamınızda ve işinizde çevrenizdeki insanların hedefinize ulaşmanızdaki, yaşamınızdaki katkılarını. Maddi ve manevi desteklerini…
Peki, amaçlarımıza ulaşmak için bu kadar önemli olan insanların desteğini alabilmek yönünde ilişkilerimizi nasıl geliştirebiliriz?
Bence atılacak ilk adım onların sevdikleri, hoşuna gideceği şeyleri yapmaktan geçer. Bilirsiniz insanlar olarak bizler ilgi görmeyi çok severiz. İlgi gördüğümüzde varlığımızın kabul gördüğü ve karşımızdaki kişi için önemli olduğumuz duygusunu yaşamak çok güzeldir.
Onları selamlamak, iyi günler demek, hatırlarını sormak, becerilerini övmek, ödüllendirmek olumlu ilgi davranışlarına girer. Bu davranışımızı güzel bir söz söyleyerek, omuzuna hafifçe dokunarak veya bir hediye alarak vb. gösterebiliriz.
Acımasızca eleştirmek, yapılan yanlışı ulu orta yüzüne vurmak, surat asmak, imalı sözler söylemek ise olumsuz ilgi kapsamındadır. Selam vermemek, söylenen sözlere karşı tepkisiz kalmak, sanki o kişi orada yokmuş gibi davranmak ise ilgisizlik davranışlarıdır. İlgisizlik bence insana verilen en büyük cezadır. İnsanların sürprizleri çok sevdikleri konusunda hemfikiriz. Beklenmedik bir anda ilgi görmekten de son derece hoşnut oluruz. Doğum gününde kendisine çeşitli hediyeler geleceğini tahmin eden bir kişi, ortada hiçbir neden yokken aldığı hediye karşısında derinden etkilenebilir. Bu ‘’ Sen benim için önemlisin’’ mesajıdır.
İnsanlar ilgi gördükleri ve kendilerini önemli hissettiren insanlara karşı içtenlikle destek olurlar. Bu destek karşılıklı yardımlaşmaya olumlu etki yapar ve başarı için uygun zemin oluşturur.
Şimdi… çalıştığınız ortamda başınızı hafifçe kaldırınız ve çevrenizdeki insanlara bakınız. Onların da sizin gibi olduğunun farkına varıp, yukarıda söz edilen davranış şekillerinden hangi kişilere karşı olumlu ilgi, hangi kişilere karşı olumsuz ilgi gösterdiğiniz ya da kendisine ilgisiz kaldığınız, merhabayı bile esirgediğiniz kişiler var mı? Sorgulayın kendinizi.
Kendimizi ve çevremizi dikkatle incelediğimizde, bu ilgi davranışlarımızı farklı insanlara isteyerek ya da istemeden de olsa gösterdiğimizi fark etmeye başlayabilirsiniz ve bu önemli konuda fark edişiniz artmaya başladıkça, çevrenizdeki kişilere bakışınız artık eskisi gibi olmayacak.
Şu anda elde ettiğimiz sonuçlar, mevcut davranışlarımızın eseridir. Eğer kendimize yeni ve farklı bir eser yaratmak istiyorsak; ilk adımı biz atalım ve insanlara farklı bir şekilde davranmaya başlayım.
Şimdi bir değişiklik yapma zamanı. Yerinizden kalkıp insanlara gülümsemek, hatırlarını sormak, başarıları için cesaretlendirmek, onlara kendileri ile ilgilendiğinizi hissettirmek ve sizin için ne kadar önemli olduklarını hissettirmek zamanı…..
Sizi bilmem ama ben metro çıkışında o arkadaşımı tekrar görürsem selam vermeye devam edeceğim…. Sevgiyle 