Aylar: Ekim 2017

Merhaba, Geçen gün bir kitap evinde söyleşiye katıldım. Konuşmacıları bekliyoruz. Yerimi iki defa değiştirmek zorunda kaldım. Her gelen gurup yan yana oturmak istiyor. Nedir bu hep birlikte oturmak anlamadım! ‘’Ortaya karışık’’ gibi. Bir de kibarlar. Herkes bir birine karşı öyle anlayışlı ki hiç sormayın! -Şöyle bir ön sıraya geçebilir misiniz acaba biz arkadaşlarla birlikte oturmak […]

Devamı

Adam, bir haftanın yorgunluğundan sonra pazar sabahı kalktığında bütün haftanın yorgunluğunu çıkarmak için eline gazetesini aldı ve bütün gün miskinlik yapıp evde oturacağını düşündü. Tam bunları düşünürken oğlu koşarak geldi ve sinemaya ne zaman gideceklerini sordu. Baba oğluna söz vermişti. Bu hafta sonu sinemaya götürecekti ama hiç dışarıya çıkmak istemediğinden bir bahane uydurması gerekiyordu. Sonra […]

Devamı

  ‘’PADİŞAHIN KOLU KESİLSİN’’ Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’un fethinden sonra şehrin imarıyla da ilgilendi. Zamanına göre büyük sayılabilecek birçok projeyi de Rum asıllı Mimar Atik Sinan’a (bazı kaynaklarda bu mimarın ismi Khristodoulos olarak geçer) anlatıp yapılması için emir veriyordu. Tarihi olayın hikâyesi ise şöyle: Fatih Sultan Mehmet, fetihten 10 yıl sonra Mimar Atik Sinan’a, kubbesi […]

Devamı

GÜL YAPRAĞI Uzakdoğu’da bir Budist tapınağı, bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu. Burada geçerli olan incelik; anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti. Bir gün tapınağın kapısına bir yabancı geldi. Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi. Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu, o yüzden kapıda herhangi bir tokmak, çan veya zil yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki Budist, […]

Devamı